Umut Tek Başına Mümkün mü?
- cerenyalin4
- 5 May
- 4 dakikada okunur

Ceren’den Dipnotlar
Emek ve birlikte kalmanın zor ihtimali üzerine.
Bu bülteni yazarken aklımda iki sahne vardı. Birbirlerini bilmeden.
Birinci sahne.

1 Mayıs 1977. İstanbul, Taksim Meydanı.
Annem meydanın bir köşesindeydi. Babam başka bir köşesinde. Henüz birbirlerini tanımıyorlardı.
O gün meydanda 500.000 kişi vardı. Silahlar patladı — nereden, kimin emriyle, hâlâ tam olarak bilinmiyor. İnsanlar kaçışırken birbirini çiğnedi. İçlerinden bazıları Mayıs’ın geri kalanını göremedi.
Annem ve babam hayatta kaldılar. Birbirinden habersiz, meydanın farklı yerlerinde.
Sonra bir gün tanıştılar. Ben doğdum.
Bazen düşünüyorum: Onlardan birine o gün bir şey olsaydı — belki ben bugün burada olmayacaktım. Bu bülten de olmayacaktı. Sen okumayacaktın.
İkinci sahne.

Aynı yıllarda, başka bir kıtada.
Arjantin'de cunta iktidara geldi. Binlerce kişi "kayboldu." Anneler Plaza de Mayo'da yürümeye başladı — boyunlarında çocuklarının fotoğrafları. Diktatörlük boyunca yürüdüler. Tehdit edildiler. Dağıtıldılar. Yürümeye devam ettiler.
Birbirlerini bilmeden başlamışlardı. Sonra birbirlerini buldular.
Ve Şili'den sesler.
1973 darbesinde Şili’nin “Zülfü Livaneli’si” diyebileceğimiz Victor Jara öldürüldü. Inti-Illimani Avrupa'ya sürgüne gitti – tıpkı Zülfü Livaneli gibi.
1981'de koreograf Christopher Bruce, o sürgün sesini bir sahneye taşıdı. Houston Ballet'de üç iskelet figür. Ölü değil, tanıklar. Kayıp verilmiş bir toplumun hafızasını bedenlerinde taşıyan figürler.

Eserin adı: Ghost Dances.
Üç meydan. Üç farklı soru.
Taksim: Kim attı bu kurşunu? Plaza de Mayo: Çocuklarımız nerede? Ghost Dances: Kayıp nasıl anılır, nasıl taşınır?
Ama altında aynı bilgi:
Yas, tek başına taşınamaz. Umut, bireysel bir proje değildir. Ve bazen hayatta kalmak bile — birbirinden habersiz, meydanın farklı köşelerinde — kolektif bir eylemdir.
Ben Ghost Dances ile ilk kez Boğaziçi'nde Jak Deleon sayesinde tanıştım. Çok önce, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu konserlerinde bu ezgileri duymuştum — artık olmayan salonlarda, o zamanlar izin verilen meydanlarda. Ve bu müziğin ailemizin hikâyesiyle olan tuhaf kavşağını hep hissettim.
Sahneyi izlediğimde neden ağlamak istediğimi tam olarak açıklayamıyorum.
Belki şunu hissettim:
Umut, yalnız başına taşınamayacak kadar ağır bir şey.

Mayıs, umudu hatırlatan bir ay.
Ama umudun sesi size de son zamanlarda şöyle tınlamıyor mu?
"Hedefler koy. Çalış. Daha çok çalış. Kendini geliştir. İstersen olur."
Umut, kişisel bir projeye dönüştü.
1 Mayıs'ta sokağa inilir. Ya da inilmez.
Emek kutsanır. Ve aynı günde, aynı söylemde değersizleştirilir.
"Çalışırsan olur" denir. Ama herkes aynı yerden başlamaz. Herkesin yükü aynı değildir. Herkesin emeği aynı şekilde karşılık bulmaz.
Ben de bir süredir bunu düşünüyorum. Yıllardır verdiğim emeği. Ne için? Kimin için? Ne pahasına?
Umut ederken ne kadar dayanıştım? Ne kadar yalnızlaştım?
Hıdrellez Ateşi, Anneler Günü
Mayıs umudu hatırlatır çünkü Hıdrellez Mayıs ayındadır.
Eskiden bir topluluk ritüeli olan, ateşler yakılan, çığlıklar atarak üzerinden atlanan Hıdrellez.
Birlikte. Tüm mahalle.
Ateş tek başına yakılmazdı. Dilekler tek başına dilenmezdi.
Bu ritüellerin taşıyıcıları, Roman topluluklarını romantize ededuralım, yerlerinden edilmeleri, yukarıdaki hikayeler gibi daimi sürgün olmaları kanıksadığımız şeylerden biri olmadı mı?
Ritüeli pek seviyoruz belki ama ya onu taşıyan insanları?
Ateşten atlayacak mısın bu Hıdrellez? Yoksa çalışarak kendi başına kendi “kendini yakmaya” devam mı?
Malum, Anneler Günü de Mayıs'ta.
Çiçek, hediye, özel kahvaltı.
Görünmeyen bakım emeğini hangisi daha iyi onurlandırır sizce?
Gelişim dediğimiz şey bile tek başına olmaz.
Birinin seni tutması gerekir. Birinin seni görmesi. Birinin seninle kalması. Anneler Günü’nde o birinin “anne” olarak atanmış olmasını mı kutluyoruz dersiniz? Yoksa neyi?
Bu ayın dans izleme önerisi: Ghost Dances
1981'de Houston Ballet için Christopher Bruce tarafından yaratılan bu eser, Inti-Illimani ve Victor Jara'nın müzikleriyle, kayıp, yas, direniş ve kolektif hafıza üzerine çalışıyor.
Benim için bu eserle karşılaşma birkaç katmandan geçti. Bir kısmını yukarıda anlattım. Anlatamadıklarını bedenimde taşımaya devam ediyorum.
Mayıs'ta, emek ve umut üzerine düşünürken sana eşlik edebilir. Gösterinin tamamını izleyebileceğin YouTube linkini bültenin sonunda paylaşıyorum.
Bu ayın hareket denemesi
Hıdrellez bir dilek ritüeli. Ama bunu illa 5–6 Mayıs'ta yapmak zorunda değilsin.
Bu günlerde, hava ısınırken, beden biraz daha açılırken, içinden gelen herhangi bir anda:
Bir şarkı aç. Seni kıpır kıpır eden bir şey. (Yargı yok. Kimseye anlatmak zorunda değilsin.)
Gözlerini kapat.
Dileğini düşünmek yerine — gerçekleşmiş hâline git.
Olmuş. Şu an oradasın.
Ve bedenin, o anın içinden hareket etsin.
Eğer mümkünse, yanında biri olsun. Ya da bir sesin seni tuttuğu, yalnız olmadığını hissettiren bir şarkı.
Umut bedende başlar. Ve halay tek başına çekilmez.
Ben Nerelerdeyim?
7 Mayıs Perşembe akşamı Değişim Liderleri Derneği'nin Kıvılcımlar Programı'nın bir parçası olarak canlı yayında harika işler yapan bir ekibe eşlik edeceğim.
Kıvılcımlar Programı'nda üniversiteli genç kadınlar sekiz ay boyunca hem bir sosyal değişim projesi geliştiriyor hem de güçlendirici liderlik bakış açısıyla kendilerinin ve ekiplerinin esenliğini gözetmeyi öğreniyor. Dünyayı değiştirmeye çalışırken kendini tüketenler çok gördüm. Kendi iyiliğine odaklanırken etrafına kapananlar da. Bu genç kadınlar ikisini birden tutmaya çalışıyor. Bu da ne güzel bir umut pratiği!
Bu yıl boyunca program kapsamında genç kadınlarla esenlik üzerine çalıştım — pozitif psikoloji, mindfulness, bedene dönme... Belki de biraz bu perspektiften ilham alarak Mozaik ekibindeki Kıvılcımlar neler yaptı — 7 Mayıs akşamı canlı yayında dinleyeceğiz. Sen de izlemek istersen yayına bağlanabileceğin linki aşağıda paylaşıyorum.
Organik Hareket Alanı buluşmaları devam ediyor. Bir sonraki tarih için bana yazabilirsin. Henüz doldurmadıysan ön kayıt formu burada.
Benimle çalışmak için – bireysel seans, grup çalışması, kurumsal atölyeler — yazman yeterli.
Bu ayki dans izleme seansında Ghost Dances eserini bu linkten izleyebilirsin. Benim tüylerimi hala diken diken eden bu eser sana neler hissettirdi, duymayı çok isterim.
7 Mayıs akşamı Kıvılcımlar ekibi Mozaik ile heyecanımıza katılmak istersen, saat 19:40'ta bu linkten bağlanabilirsin.
Bu ayın umudunu renklendirecek, belki halaylar çektirecek, belki de yalnız emeklerini sorgulatacak Mayıs ayı müzik seçkisi bu linkte. Mendili elimden alıp halay başı olmak istersen buyur: Halay çekmeyi sevdiğin şarkılar varsa benimle paylaş, listeye ekleyelim ki halayımız büyüsün!
Bültenle ilgili yorumlarını duymayı çok isterim; ANONİM OLARAK
Sevgiyle, Ceren


Yorumlar