top of page

Dans Eden Nisan

  • cerenyalin4
  • 2 Nis
  • 4 dakikada okunur

Ceren’den Dipnotlar

Dans Eden Nisan

Dünyanın en az gülen ülkesinde yaşıyorum. Yine de gülüyorum.

Sabancı Üniversitesi'nin bu ay yayınladığı rapor şunu söylüyor:

Türkiye, Gallup Küresel Duygular Barometresi'ne göre dünyanın en az gülümseyen ülkesi.

Bu bulguyu okuyunca aklımda ilk canlanan bir sıralama değildi.

Aklıma bir çocuk geldi. Büyülenmiş bakışlarla televizyon karşısına çakılıp kalmış ama yerinde de duramayan bir kız çocuğu.

TV'de Çocuk Şenliği'ni izleyip kendini bahçeye atmış bir Ceren

TV'de Çocuk Şenliği'ni izleyip kendini bahçeye atmış bir Ceren
TV'de Çocuk Şenliği'ni izleyip kendini bahçeye atmış bir Ceren

23 Nisan Çocuk Şenliği’ni hatırlayan var mı?

23 Nisanlar'da tüm dünyadan çocuklar Türkiye'ye gelir, kendi halk danslarını sahnelerdi.

Orada gördüğüm her bir dansı öğrenmek isterdim. Her birinin içinde farklı bir beden ifadesi vardı. Farklı bir ritim, farklı bir ağırlık, farklı bir sevinç. Kıpır kıpırdı hepsi. Renk renkti. Ve hepsi çok güzeldi.

O çocuklar dans ettikçe bir şey olurdu içimde — kelimesi yoktu ama hissi çok netti.

Dans büyüsünü belki de ilk olarak 23 Nisan Çocuk Şenliği’nde hissettim. İnsanlar hep birbiriyle dans etse, birbirinin canını acıtmayı nasıl isteyebilirdi ki??

Dünya barışını görmek benim hayatıma sığar mı bilmem ama dünyadaki dansların hepsini öğrenmek hala en büyük hayalim!



Kendini Bilmez Zihin, Kendini Bilen Neşe

Şu rapora dönecek olursak: Türkiye’nin şu anki hali, "verimsiz mutsuzluk rejimi."

Yani ne tamamen çöküyoruz, ne iyileşiyoruz. Mutsuzluk kolektif bir enerjiye dönüşmüyor. İçe çekiliyor. Bireysel çıkışlara — çoğunlukla göç arzusuna — akıyor.

"Çok güldük, çok ağlayacağız" deyimi benim gibi sizin de bilinçaltınıza kazılı mı?

Bu deyim, “verimsiz mutsuzluğun” altında yatan şeyi işaret ediyor olmasın? Sanki neşe, hak edilmesi gereken bir şeymiş gibi. Sıra beklemesi gereken. Bu koşullarda lüks olan bir şeymiş gibi...çok gülmekten utanmak. Hatta korkmak.

Ve fakat yine de geliyor Nisan. Güneş daha çok gülüyor yüzümüze. Gönül yayları gevşiyor.

Ve beden, zihin izin vermeden önce açılmaya karar veriyor.



Neşeyi Ciddiye Almak

Bu aya girerken ben de bedenimin açtığı yolu zihnimin takip etmesine izin verdim.


Tangoda roller cinsiyetçi biçimde atanınca başımıza gelenleri anlatıyorumdur.
Tangoda roller cinsiyetçi biçimde atanınca başımıza gelenleri anlatıyorumdur.

European Sociology Association (Avrupa Sosyoloji Birliği) Konferansı'nda –ilk kez akademik bir ortamda– kendi dans hikayemi anlattım. Önce salon danslarının sonra da Tango'nun bana neden dar geldiğini. Pole dansa hangi itkiyle yöneldiğimi. Ve ikisinin bendeki doğal birleşimi Tango with Pole dansını.

Sunum sırasında sahneye çıkıp canlı canlı tango da yaptım. İlk defa, akademisyenlerin önünde akademik bir sebeple dans ettim!

Odada bir şeylerin ısındığına ve yumuşadığına eminim ama kanıtlayamam.

Bendeyse akademiye karşı yıllar önce kaybettiğim iştah geri geldi!

İşte o peşinden koştuğumuz iştah, merak, neşe, huzur... Zihnimizle zorlayarak değil, güvenli şartlar sağlandığında kendiliğinden ortaya çıkıyor. Çıktığında sıkıca tutunmaksa bize düşüyor.

Bu ayı kapatırken, 29 Nisan Dünya Dans Günü'nde yine sahnedeyim!

Yukarıdaki sunuma konu olan Tango with Pole stilini canlı izlemek ve birlikte dansla dünyanın şu haline karanlık ama umutlu bir bakış atmak istersen detaylar aşağıda. 



Nisan'da Özel Gün Yağmuru

Dünya Dans Gününün hemen ardından 30 Nisan Dünya Caz Günü.

Caz, benim hayata karşı duruşumu çok iyi temsil ediyor dersem çok büyük laf etmiş olur muyum? Varsın olsun. Çünkü caz, planlanmamış olana kucak açar. Müziğe organik hareket alanı tanır adeta. (Bu isim bir yerden tanıdık geldi mi? )

Hoş, "caz" müzik o kadar geniş bir tanım ki kollarımı kocaman açsam, yine sığmaz.

Bu ayın çalma listesinde sevdiğim tüm caz müzisyenlerine --daha çok da "standartlara"-- selam yollamaya çalıştım. Seninkileri dışarıda bıraktıysam bana yaz, olur mu? Caz dağarcığım genişlesin.



Dans İzleme Daveti

Gel, yıllar sonra yine 23 Nisan Çocuk Şenliği izleyelim. Ama arşivlerden, o zamanın ruhunu taşıyan kayıtlardan.

...ve karşınızda Lüksemburg!
...ve karşınızda Lüksemburg!

Şenliğin kayıtlarını YouTube'da ararken aynı formatta halen devam ettiğini görmek beni şaşırttı ve sevindirdi. Yine de aşağıda o zamanın ruhunu taşıyan bir 1990 kaydı paylaşacağım. Şenliğin ve kendimin ne kadar değiştiğinin garantisini veremiyorum ne de olsa!



Bu Ayın Hareket Denemesi: Bedeninde Neşenin İzleri

Çocuk Şenliği danslarını izlerken bak bakalım: Bedeninde yapışıp kalan bir hareket oldu mu?

Hani aklına takılan, gün boyu mırıldandığın şarkı sözleri gibi.

İnsanlığın kolektif bilinç dışına ait bu kutlama hareketleri, senin de bedeninde bir yerlerde bir kıpırdanma yaratacaktır. İzin ver. Sonra da bu hareketi biraz tekrarla.

Dilersen bu hareketine eşlik etmesi için bu ay çalma listesini aç ve seninle ritim tutturan bir şarkıyı seçip o bitene kadar bu hareket seni nerelere götürüyor, neler yaptırıyor, bak bakalım!

Neşenin bedenindeki izini sürmek bakalım sana nasıl hissettirecek.



Harekete ve Canlılığa Alan Açmak İsteyenlere

  29 Nisan Dünya Dans Günü'nde sahnede olacağım — üstelik Tango with Pole ile. Ancak bu kez “cyber punk” temalı Metamorphe partisinin ışıltılı karanlığına bulanmış halde. Biletler için buraya yazabilirsin. Eğer hala Tango with Pole ile tanışmadıysan Instagram hesabımda ve La Cumparsita adlı oyunumuzun websitesinde gezinerek biraz aşinalık kazanabilirsin.


 Organik Hareket Alanı buluşmaları devam ediyor. Bir sonraki tarih için bana yazabilirsin. Henüz doldurmadıysan ön kayıt formu burada.


 Benimle çalışmak için – bireysel seans, grup çalışması, kurumsal atölyeler — yazman yeterli. Eğer benimle tanışmaktan memnun olacağını düşündüğün tanıdıkların varsa, bu e-maili onlara da göndermen beni çok mutlu eder.

 

Bu ayın neşesini ve doğaçlamasını renklendirecek Nisan ayı müzik seçkisi bu linkte

23 Nisan Çocuk Şenliği'nin tahminen yukarıdaki fotoğrafın çekildiği yıla denk gelen yayının tamamını buradan izleyebilirsin.

Yukarıda bahsi geçen Sosyoloji konferansı sunumuna buradan ulaşabilirsin. Türkiye'nin en az gülümseyen ülke olduğunu yazan rapor ise burada.


Sevgiyle, Ceren

 
 
 

Yorumlar


©2021 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page